14 01 2011


Dün yine yapayalnız
Dolaştım yollarda
Yağmurlarda ıslanan
Bomboş sokaklarda

gözlerimde yaş kalbimde sızı
Unutmadım seni
Unutamadım unutamadım
Ne olur anla beni

Unutmak kolay demiştin
Alışırsın demiştin
Öyleyse sen unut beni
Yeterki benden isteme

Yıllar ikimizdende
Çok şeyler götürmüş
Sen yeni yuva kurarken
Beni paramparça bölmüş

Read more...

06 11 2010

Sen var ya sen başımın tacı, gözümün bebeği..
Ben var ya ben, deplasman yolunda, elimde kup griye..

Read more...

27 06 2010

Günlerden bir gün, saat bilmem kaçta, istirahatimin şüphesizki en güzel yerinde;

Barbarosu iniyorum. Işıklardan Ortaköy yoluna sapıyorum. Shorland kaymak gibi süzülüyor asfaltta. Hiç öyle devriyelerdeki gibi değil. Neyse, Conrad, tüm sahil şeridine kırmızı oteller yapmış. Boğazda 3 gemi, kıyıya doğru yaklaşıyorlar. Gemilerin her birinde yangın çıkmış vaziyette.

Biri sabotaj, saldırı, sabotaj, saldırı diye bağırıyor.-saldırı mı sabotaj mı karar verin lan- Atlıyorum aşağı. Altımda pijama, üstümde atlet, giyiyorum hücum yeleğini üstüne. Ayaklarda da terlik. Miğferi arıyorum bir de. Onu da geçiriyorum kafama. Her seferinde daha ağır geliyor, lanet meret.

Eğile eğile koşuyorum duvar dibinden. 3 no'lu mevziye geliyorum, takıyorum şarjörü. Konyalı yine yanımda, her zaman ki gibi. Yine hiçbirşey anlaşılmıyor dediklerinden. Doğrultuyorum G3'ü ateş ve gözetleme sahama. Hiç ses yok, çıt yok yahu, köy uyuyor sanki. Sonra o sessizliği yırtarcasına, miskin miskin bir kamyonet geliyor. Duruyor mevzinin tam dibinde, kalmıyor ateş ve gözetleme saham, maham. vs vs.. İki kadın geliyor karşıdaki okuldan. Karnıbahar var mı diyor biri, diğeri maydanoz seçiyor. Kamyonetin radyosundan ise gayet eski bir türkü çalınıyor, kulaklarımıza.. Alıyor beni, nerelere götürüyor da götürüyor;

...
Bana bir masal anlat baba
İçinde tüm sevdiklerim
İçinde İstanbul olsun
...

Bilmem kaç vakit sonra, dürtüyor beni Konyalı, -tatbikatmış, tatbikat- diyor..

Read more...

08 04 2010

içtima

Milattan önce ki zahir olmayan vuruşlar bile, gün gelir devran döner havasından, dönencesini tamamlayıp, bir bir gerçek olmuşsa, hayat; kitaplarda yazanlardan daha güzel, şarkılarda söylenenlerden daha masalsı yaşanıyorsa, ne gereği var bu sansürün. Kuşlar uçsun, bahçedeki dut dökülsün, lig bitsin, şafak bitsin.

Hasan TEMİZEL
J.Kd.Onb.
Ören J. Kor. Krk. K.'lığı
Besni/Adıyaman

Read more...

15 05 2009

la mélodie



Hani, böyle, şey olur ya.
Bir melodi duyarsınız. Değişir hayatınız. Oturduğunuz ev, calıştığınız iş, okuduğunuz kitap değişmez belki ama.
Birşeyler değişir işte. Yolunuz düz değildir artık, dönersiniz yol ayrımlarından bir tarafa, kalbiniz, beyniniz size ne derse. Ölmeden önce böyle bir şeyi duyduğunuz için, dinlediğiniz için kendinizi şanslı hissedersiniz ya.
O
nlar işte...
#1

Read more...

OLDIES